Bilinçdışı Nedir?
Psikanalitik teoriye göre, hayata gözlerimizi açtığımızdan itibaren bilinçdışında içsel, özgün bir dünya yaratırız. Bize bakım veren kişilerin imgeleri ile birlikte, istek ve ihtiyaçlarımızın karşılanmasına bağlı olarak kabul edilmiş veya engellenmiş hissettiğimiz deneyimlerimiz bu içsel dünyanın dokusunu oluşturur.
Bebekler kısıtlı bir duygusal ve entellektüel kapasiteye sahiptir. Çevrelerindekilerin ve dış dünyanın gerçekliğini kavrayamaz ve duyguları uçlarda algılarlar. ‘İyi’ deneyimler idealize edilir ve ‘tümgüçlülük’ (omnipotence) fantazilerine katkıda bulunur. ‘Kötü’ deneyimler ise bebek için çok korkutucu, işgal edici, yargılayıcı (persecutory) şeklinde algılanır. Dış dünyanın gerçekliği ve çeşitli durumlar, bebeğin çok inandırıcı ve çekici içsel dünyasından yorumlanır.
Bu sebeple, çevremizle kurduğumuz ilişkilerin hayatımızın erken yıllarında yaşadığımız deneyimlerimizle şekillendiğini söyleyebiliriz. Bazen ilişkilerimiz ve hayatımızda yaşadığımız olaylar bilinçdışımızdaki bazı ilkel duygularımızı tetikler; mesela küçük yaşta ebeveyn kaybı olan bir kişi yetişkinlikte ilişki kurduğu partneri tarafından terk edilme kaygıları yaşayabilir. Psikoterapist elinde danışana dair gerçek veriler olmadan bile bilinçdışı olarak tekrarlanan bu ilişki kalıplarını (paternlerini) aktarım yoluyla görebilir.
Melike Kayhan, Psikanalist, Psikoterapist, Çift ve Aile Terapisti
Tel: +90 212 325 75 35
+90 532 153 43 69
E-mail: facetofaceterapi@gmail.com