Message Icon
Çalışma Saatleri
Pazartesi - Cumartesi: 10:00 - 20:00
Phone Icon
Telefon
+90 212 325 75 35

Bilişsel Davranışçı Terapi

Bilişsel davranışçı terapi (Cognitive Behavioural Therapy), öğrenmenin ve deneyimlerin insanların davranışı ve zihinlerinin yapısı üzerinde olan etkilerine odaklanan bir terapi yaklaşımıdır. Bu yaklaşıma göre duygu, düşünce ve davranış bir döngüdür ve değişimin iki yolu vardır:

 

• Düşünceden duyguya giderek değişim… Hiçbir duygu durduk yere açığa çıkmaz; ancak öncesinde aklımızdan otomatik ve çok hızlı bir şekilde geçmiş bir düşünce bir duyguyu açığa çıkarmış olabilir. Dolayısıyla duygularımızı değiştirmek için önce düşüncelerimizi incelememiz gerekir yaklaşımı vardır. Bunun için kendimize, insanlara va dünyaya dair katı, işlevsel olmayan inançlarımızı önce fark etmeli, sonra da bunların işe yarayabilecek olanlarını onarmalı, işe yaramayanlarını atmalı ve belki de şimdiye kadar hiç bilmediğimiz yeni düşünce tarzlarını öğrenmeye başlamalıyız.  

 

• Davranıştan duyguya giderek değişim… Eğer olumsuz bir duygumuzu değiştirmek istiyorsak ve düşüncemize de anlam veremediğimiz ve saçma olduğunu bildiğimiz halde olumsuz duygumuz değişmiyorsa, önce davranışı değiştirip fizyolojik olarak rahatlama sağlamalıyız; bunun sonucunda duygu değişir.

 

Örneğin hayatımızda yeni bir değişim sürecinin başındayız… İş veya ev değiştiriyoruz. Değişim, yenilikler ve belirsizlikler bizi olduğumuzdan daha gergin yapıyor ve her zamankinden daha karamsar ve alıngan oluyoruz. Bunun için ne yapabiliriz?

 

Öncelikle kendimize şu soruları yöneltebiliriz: Değişim benim için ne anlama geliyor? İşimi değiştiriyor olmam kendimle ilgili ne anlama geliyor? Peki, işimden memnun olmamamda diğer insanların payı nedir? Diğer insanlarla ilişkilerim nasıl? Dünya bana göre nasıl bir yer?

 

Bu şekilde kendinize, diğer insanlara ve dünyaya dair inançlarınızı sorguladıktan ve bir uzman yardımıyla cevaplarınızı yorumladıktan sonra “kaygı” duygusu hala geçmediyse, o zaman bu duyguyu ve endişeli düşünceleri bir kenara koyup önce bedensel olarak gevşemek gerekiyor demektir. Bunun için neler yapılabilir? Bu kişiden kişiye değişir, terapide kişiyle birlikte gevşeten aktiviteleri buluyor, kişi bilmiyorsa terapide bunları öğrenmesini sağlıyoruz.

 

Örneğin her insan aynı spor tarzıyla gevşeyemez. Kimi insanı koşu bandında 40 dakika yürümek son derece kaygı verici gelebilir ama yoga veya dans etmek rahatlatabilir. Uyku düzeni kurmak, daha sağlıklı beslenmek, açık havada yürüyüş yapmak, örgü örmek, yapboz yapmak… Vücudumuz gevşeyince, daha az karamsar ve alıngan olmaya başlayıp kaygımız hafifleyince daha mantıklı düşünmeye de başlayabiliriz. Bedensel gevşeme gerçekleştikten sonra kendilik/insanlar/dünyaya dair inançları tekrar incelemeye başlarız.

Bilişsel davranışçı terapiye göre, kendimize, insanlara ve dünyaya dair temel inançlarımızın temelleri bebeklik ve çocukluk yıllarımızda oluşur. Sonrasındaki yaşantılarımız bu temellerin üstüne biner. Özellikle anne-baba-bebek ilişkisinde olan travmalar, bebeğin sonraki hayatındaki duygu düzenlemesini olumsuz etkiler. Mesela bebeği ağladığında panik olan bir anne, bebeğine “sakin olmayı” yeterince iyi bir şekilde öğretemeyebilir. O zaman bebeğin büyüdüğünde bunu annesinden değil de başkalarından, kendi gözlemleriyle öğrenmesi gerekecektir. Bu, ailedeki “sakin” bir kişi, bir yakın arkadaş, bir öğretmen veya bir psikoterapist yoluyla olabilir.  Bu bakımdan, hayatımızda önem verdiğimiz yakınlarımızla ilişkilerimiz çok önemlidir. İlişkiler eğer şefkate ve anlayışa, uzlaşmaya dayalıysa çocukluk yaşantılarımızdaki olumsuzlukları onarabilme potansiyeline sahiptir.

Terapinin hedefleri nelerdir?

Güçlü, güvene ve saygıya dayalı bir psikoterapi süreci, birçok hedefe yöneliktir. Kişiyle birlikte yapılan sorgulamalar sonucunda, kendine ve insanlara koyduğu katı kuralların yumuşaması, hayata bakış açısının genişlemesi, kendine dair konular hakkında daha çok alternatif görüş geliştirebilmesi, duygularını (olumlu veya olumsuz-z) doya doya ama onların altında ezilmeden yaşayabilmesi, ilişkilerinin iyileşmesi ve güvene dayalı bağlar kurabilmesi gibi hedefleri vardır.

Tel:

+90 212 325 75 35 

+90 532 153 43 69

E-mail: facetofaceterapi@gmail.com

X