Panik Bozukluğu
Panik bozukluğu, beklenmedik zamanlarda ortaya çıkan panik ataklar ve bu atakların tekrar edeceğine dair yoğun kaygıyla karakterize edilen bir anksiyete bozukluğudur. Panik atak sırasında kişi, gerçek bir tehlike bulunmamasına rağmen yoğun korku yaşayabilir ve yaşadığı fiziksel belirtileri ciddi bir sağlık sorununun işareti olarak yorumlayabilir. Kalp çarpıntısı, nefes alamama hissi, baş dönmesi veya göğüs ağrısı gibi belirtiler nedeniyle birçok kişi ilk panik atağında acil servise başvurabilmektedir.
Panik bozukluğu, kişinin yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilir. Ancak doğru değerlendirme ve uygun psikoterapi desteği ile belirtiler kontrol altına alınabilir ve kişi günlük yaşamına yeniden güvenle devam edebilir.
Panik Bozukluğu Nedir?
Panik bozukluğu, tekrarlayan ve beklenmedik panik ataklarla seyreden bir ruh sağlığı problemidir. Panik ataklar genellikle birkaç dakika içinde en yoğun seviyeye ulaşır ve çoğu zaman fiziksel belirtiler nedeniyle kişi kalp krizi geçirdiğini, nefes alamayacağını, bayılacağını ya da öleceğini düşünebilir.
Panik bozukluğunda yalnızca ataklar değil, bir sonraki atağın ne zaman geleceğine dair sürekli endişe de önemli bir yer tutar. Bu nedenle kişi zamanla belirli ortamlardan veya aktivitelerden kaçınmaya başlayabilir. Bu durum iş yaşamını, sosyal ilişkileri ve günlük rutinleri olumsuz etkileyebilir.
Panik Bozukluğu Belirtileri
Panik atak sırasında görülebilecek belirtiler kişiden kişiye değişebilmekle birlikte en sık karşılaşılan belirtiler şunlardır:
- Kalp çarpıntısı veya kalbin çok hızlı atması
- Nefes darlığı ya da boğuluyormuş hissi
- Göğüste ağrı veya sıkışma
- Baş dönmesi veya bayılacak gibi hissetme
- Titreme ve yoğun terleme
- Mide bulantısı
- Ellerde ve ayaklarda uyuşma veya karıncalanma
- Üşüme ya da sıcak basması
- Kontrolünü kaybedeceği veya çıldıracağı düşüncesi
- Ölüm korkusu
- Kendini veya çevreyi gerçek dışı hissetme (derealizasyon ve depersonalizasyon)
Bu belirtiler oldukça yoğun hissedilse de, panik ataklar tek başına yaşamı tehdit eden bir durum değildir. Ancak belirtilerin mutlaka bir ruh sağlığı uzmanı tarafından değerlendirilmesi önemlidir.
Panik Bozukluğu Neden Olur?
Panik bozukluğunun tek bir nedeni bulunmamaktadır. Genellikle biyolojik, psikolojik ve çevresel faktörlerin birlikte etkisiyle ortaya çıkar.
Risk faktörleri arasında şunlar yer alabilir:
- Ailede anksiyete veya panik bozukluğu öyküsü
- Yoğun stres ve yaşam olayları
- Travmatik deneyimler
- Uzun süreli kaygı
- Çocukluk döneminde yaşanan zorlayıcı deneyimler
- Bedensel belirtileri felaketleştirme eğilimi
- Mükemmeliyetçilik veya yüksek kontrol ihtiyacı
Her bireyin yaşantısı farklı olduğu için panik bozukluğunun ortaya çıkış biçimi de kişiye özgüdür.
Panik Atak ile Panik Bozukluğu Aynı Şey midir?
Hayır.
Bir kişinin hayatında bir veya birkaç kez panik atak yaşaması, panik bozukluğu olduğu anlamına gelmez. Panik bozukluğu tanısı için panik atakların tekrarlaması ve kişinin uzun süre yeni bir atak yaşayacağı endişesiyle yaşamını buna göre düzenlemesi beklenir.
Örneğin kişi;
- Toplu taşımaya binmekten,
- Alışveriş merkezlerine gitmekten,
- Trafikte araç kullanmaktan,
- Tek başına dışarı çıkmaktan,
- Kalabalık ortamlarda bulunmaktan kaçınabilir.
Bu kaçınma davranışları zamanla kişinin yaşam alanını giderek daraltabilir.
Panik Bozukluğu Nasıl Tedavi Edilir?
Panik bozukluğu tedavi edilebilir bir rahatsızlıktır. Psikoterapi, panik belirtilerini anlamaya, kaygıyı yönetmeye ve kişinin günlük yaşamına yeniden güvenle devam edebilmesine yardımcı olur.
Terapi sürecinde;
- Panik atağı tetikleyen düşünceler değerlendirilir.
- Bedensel belirtilerin nasıl yorumlandığı ele alınır.
- Kaygıyı sürdüren düşünce kalıpları üzerinde çalışılır.
- Kaçınma davranışları azaltılmaya başlanır.
- Kişinin güven duygusu yeniden güçlendirilir.
- Kaygının altında yer alan psikolojik dinamikler anlaşılmaya çalışılır.
Terapi yaklaşımı kişinin ihtiyaçlarına göre planlanır. Gerektiğinde bilişsel davranışçı terapi (BDT), psikodinamik terapi, EMDR ve diğer bilimsel temelli terapi yöntemlerinden yararlanılabilir. Bazı durumlarda psikiyatri değerlendirmesi ve ilaç tedavisi de önerilebilir.
Panik Bozukluğu İçin Terapi Ne Kadar Sürer?
Terapi süresi kişiden kişiye değişmektedir. Belirtilerin şiddeti, kaygının ne kadar süredir devam ettiği, eşlik eden psikolojik sorunlar ve kişinin terapi hedefleri süreci etkileyebilir.
Bazı kişiler daha kısa sürede belirgin iyileşme gösterirken, bazı bireylerde daha kapsamlı bir terapi süreci gerekebilir. Terapi bireye özel olarak planlanır ve süreç düzenli olarak gözden geçirilir.
Ne Zaman Psikolojik Destek Alınmalıdır?
Aşağıdaki durumlardan bir veya birkaçını yaşıyorsanız profesyonel destek almanız faydalı olabilir:
- Tekrarlayan panik ataklar yaşıyorsanız,
- Sürekli yeni bir atak geçirme korkusu hissediyorsanız,
- Günlük yaşamınız kaygı nedeniyle kısıtlanmaya başladıysa,
- Kaçınma davranışlarınız arttıysa,
- İş, okul veya sosyal yaşamınız etkileniyorsa.
Erken dönemde başlanan psikoterapi, belirtilerin kronikleşmesini önlemeye yardımcı olabilir.
Face to Face Therapia’da Panik Bozukluğu Terapisi
Face to Face Therapia’da panik bozukluğu yaşayan bireyler için bilimsel temelli ve bireysel ihtiyaçlara göre planlanan psikoterapi hizmeti sunulmaktadır. Terapi süreci yalnızca panik atak belirtilerini azaltmayı değil, kaygının altında yatan psikolojik süreçleri anlamayı ve kişinin yaşam kalitesini artırmayı hedefler.
Online ve yüz yüze terapi seçenekleri sayesinde, ihtiyaçlarınıza uygun şekilde uzman terapistlerimizden destek alabilirsiniz.