Travma
Uzun bir zaman önce ya da yakın bir geçmişte travmatik bir olaya maruz kalmış insanlar, bu travmanın etkilerini iç dünyalarında, günlük yaşamlarında veya ilişkilerinde hissedebilirler.
Travma bazen akut (şiddet içeren bir suç veya kaza kurbanı olma gibi ani ve tek bir olay) bazen de kronik (çocukluktaki fiziksel, duygusal veya cinsel istismar, tecavüz, aile içi şiddet, işyerinde mobbing ya da savaş deneyimi gibi zaman içinde süreklilik gösteren durumlar) olarak tanımlanabilir. Bu tür olaylar; bireylerde psikolojik zorlanma yaratan anılar, o anı detaylarıyla birlikte tekrar hatırlayıp yeniden yaşantılama, tekrarlayan kabuslar görme, korku, tedirginlik, hissizleşme veya depresyon gibi endişe verici semptomlar geliştirmelerine neden olabilir. Bir süre sonra travmanın sonradan hissedilen etkileri, özel yaşamda veya iş yaşamında diğer insanlara güvenebilme konusunda zorluklara ve kendinden ve/veya diğer insanlardan uzaklaşmaya neden olabilir.
Travmanın etkilerinden arınıp işlevsel hayata geri dönebilme ve iyileşme genellikle aşağıdaki adımları kapsar:
• Travma deneyiminin kavranabilinmesi ve kabul edilmesi,
• Beden, benlik ve çevre üzerinde kontrolün tekrar sağlanabilmesi,
• Kendine ilgi/özen gösterme bilincinin oluşturulması ve uygulanması,
• Kendi çevresinde ve diğer insanlarla ilişkilerde güven ortamının yaratılması veye yeniden kurulması,
• Yeniden yaşantılama, kabuslar, psikolojik zorlanma yaratan anılar, aşırı heyecan ve hissizleşme gibi semptomlarla başa çıkabilme ve bunların azaltılması.
Çocuklukta istismar durumları, cinsel istismar, tecavüz, aile içi şiddet, işyerinde mobbing veya şiddet içeren suç kurbanı olma gibi kişiler arası ilişkiler temelli travmalar söz konusu olduğunda; utanç, tedirginlik, korku, değersizlik veya sevgiyi hak etmeme hissi, depresyon ya da travmatik olayda şahsi sorumluluk veya suçluluk hissi gibi gerginlik yaratan duygular ortaya çıkabilir. Terkedilmişlik veya değersizlik duyguları, kişisel ilişkilerde de kendini gösterebilir. Bu tür travmalar genellikle “güç” konusuyla yakından ilgilidir ve bu tür durumlarda iyileşmenin temeli, güçlenme duygusunun güvenli bir ilişkide tekrar canlandırılmasına dayanır.
Travma odaklı terapi yaklaşımında danışana, güç ve kontrol sahibi olduğu duygusu terapi süreci içerisinde yeniden kazandırılır. Travma odaklı terapide:
• güvenlik ve istikrar duygusunun oluşturulması,
• travmatik olayların yarattığı duyguların çözümlenmesi
• travmanın, bireyin algısı üzerindeki etkisinin araştırılması
• kişiler arası ilişkilerde güven duygusunun kazanılması
• travmatik olayın ifade ettiği anlamın bulunması
temel hedefler olarak tanımlanabilir.
Travma, kişiye yaşam boyunca bir daha hiçbir şey yolunda gitmeyecek hissi yaratacak kadar bunaltıcı olabilir. Ancak travmatik olayların etkisinden kurtulmak mümkündür. Eğer bir travma yaşadıysanız ve üstesinden gelme yolunda desteğe ihtiyaç duyarsanız, Face to Face Therapia’ya ulaşıp terapi seçeneklerimizi değerlendirebilirsiniz.